Tütün ve nikotin ürünlerinin ekranlardaki görünürlüğü mercek altında

Tütün ürünlerinin medyadaki görünürlüğü, iletişim mecralarında tütün kullanımının normalleştirilmesi ve buna bağlı olarak halk sağlığına tehdidi Değer Hareketi’nin ikinci paydaş toplantısında gündeme taşındı.

Türkiye’de tütün kontrolünü güçlendirmeyi; halk sağlığını tütün ve nikotin ürünlerinin olumsuz etkilerinden koruyacak politikalar için farkındalık yaratmayı amaçlayan sivil bir oluşum olan Değer Hareketi; her ay sağlık, çevre ve aile gibi farklı temalar odağında sivil toplum temsilcileri, akademisyenler ve gençlerle bir araya geliyor. Toplantılardan elde edilen çıktılar, sonraki paydaş buluşmalarından elde edilecek önerilerle birlikte Değer Hareketi’nin genel politika ve savunuculuk çalışmalarına katkı sağlayacak. Geçtiğimiz ay “Eğitim ve Gençlik” temasıyla ilk paydaş buluşmasını yapan Değer Hareketi, bu ay “Medya ve İletişim” konusuna odaklandı.  

Bir dizinin sahnesi ya da sosyal medyada paylaşılan bir içerik, tütün ve nikotin ürünlerini gündelik hayatın olağan bir parçası olarak sunabiliyor. Değer Hareketi, bu paydaş toplantısında bu görünürlüğün nasıl oluştuğunu, mevcut düzenlemelerin değişen medya ortamına ne ölçüde yanıt verdiğini ve sorumlu iletişim için atılabilecek adımları ele aldı.

“Medya, Mevzuat ve Tütün Kontrolü: Görünürlükten Sorumlu İletişime” başlığıyla Ankara’da gerçekleştirilen buluşma; geleneksel medya, dijital platformlar ve sosyal medyadaki tütün ve nikotin ürünü temsillerini ortak bir tartışma zeminine taşıdı. Toplantının odağında, özellikle çocukların ve gençlerin korunması, mevzuatın uygulanması ve denetimi ile medya kuruluşlarının ve içerik üreticilerinin üstlenebileceği sorumluluklar yer aldı. Toplantıya; Gençlik Servisleri Merkezi, AISEC, Gençlerin İklimi Derneği, Yeşil Düşünce Derneği ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti temsilcileri katıldı. 

Toplantıda öne çıkan mesajlar şunlardı:

  • Genel olarak tütün kontrol yasalarının kapsayıcılığı ve koruma seviyesinin iyi olduğu mesajı verilirken, dumansız hava sahalarına ilişkin mevzuat hükümlerinin etkin uygulanması ve dumansız hava hakkının medyadaki görünürlüğünün artması için yapılması gerekenler tartışıldı. Türkiye’de artan tütün kullanımının yaygınlığı göz önüne alındığında kamusal alanlarda dumansız hava sahalarının etkin korunmasının ve bu konunun medyadaki görünürlüğünün artırılması gerektiğinin üzerinde duruldu. Gündemde olan yasa değişikliği sürecine bu yönde geliştirme önerilerinin hazırlanması gerekliliği üzerinde uzlaşıldı.
  • Tütün kontrol mevzuatının reklam, sponsorluk ve teşhir yasaklarına dair hükümlerinin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) denetimindeki televizyon yayınlarında çok etkin bir şekilde uygulandığı üzerinde duruldu. Bu etkin uygulama seviyesinin dijital mecralarda ve video platformlarında da yakalanması gerekliliği üzerinde uzlaşıldı. 
  • Yeni nesil tütün ürünlerinin özellikle dijital medya platformlarında ve sosyal medya mecralarındaki görünürlüğü, yüksek takipçili hesaplardaki örtülü reklamları ve internet ortamında bu ürünlere çok kolay erişilebiliyor olması üzerinde tartışıldı. Bu konuda RTÜK ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) iş birliği ile etkin denetim önlemlerinin alınması, vatandaşların şikâyette bulunabilecekleri platformlarının artırılması önerileri üzerinde uzlaşıldı.

Reklam Yasak Ama Senaryo ve Günlük Yaşamda Görünürlük Yüksek 

Türkiye’de tütün kontrolünün temel yasal çerçevesini oluşturan 4207 sayılı Kanun’un medya ve iletişimle ilgili hükümlerine göre; televizyon, film, dizi, klip, tiyatro ve internet ortamlarında, ticari amaçla tütün ürünlerinin kullanılması veya görüntüsüne yer verilmesi yasaktır. Bu yasak 2018 yılında sosyal medya ve dijital içerik platformlarını da kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Dijital platformlarda açık bir reklam yapılmasa da dizi senaryolarına entegre edilen görsellerde, influencerların günlük yaşamında tütün ürünlerinin görünürlüğünün yüksek olmasının özendirici bir etkisi vardır. 

Bu doğrultuda paydaş toplantısında, tütün ve nikotin ürünlerinin medyadaki varlığı daha geniş bir bakış açısıyla değerlendirildi. Haberlerde kullanılan görseller, televizyon dizileri ve filmlerdeki temsiller, dijital içerikler ve sosyal medya fenomenlerinin paylaşımları üzerinden ürünlerin nasıl görünürlük kazandığı ve bu görünürlüğün tütün kullanımını normalleştirme riski tartışıldı.

Elektronik sigaralar, ısıtılmış tütün ürünleri ve diğer yeni nesil nikotin ürünlerinin iletişim ortamındaki yeri de gündemin başlıca konuları arasındaydı. Ürünlerin sunuluş biçimi, kamuoyunun bu ürünlere ilişkin algısı ve gençlerin karşılaştığı içerikler, halk sağlığını gözeten bir iletişim yaklaşımı çerçevesinde ele alındı.

Değişen Medya Ortamı, Uygulama ve Denetim İhtiyacı

4207 sayılı Kanun’da hükümler net olarak belirtilmiş olmasına rağmen medyanın gelenekselden dijitale kayması ile birlikte uygulanma süreçlerinde sorunlar yarattığı toplantıda gündem oldu. 

Geleneksel yayıncılık, dijital platformlar ve sosyal medya arasındaki düzenleme ve denetim farklılıkları; değişen medya tüketim alışkanlıkları ve yeni içerik üretim biçimleriyle birlikte ele alındı. Dumansız alanlara ilişkin kamuoyu algısı ve bu alanların medyada nasıl temsil edildiği de tartışıldı.

Mevcut düzenlemelerin uygulanması, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve olası düzenleme ihtiyaçları, Türkiye’de gündemde olan mevzuat değişikliği çalışmalarına katkı sunma amacıyla değerlendirildi.

Sorunların Tespitinden Politika Önerilerine

Toplantının çalışma oturumları üç alana odaklandı: mevzuat ve düzenleme, medya uygulamaları ve kamuoyu iletişimi. Bu çerçevede mevcut boşluklar ve geliştirilmesi gereken alanlar ele alınarak çözüm önerileri tartışıldı.

Çalışmalar, medya ve tütün kontrolü alanındaki politika önceliklerinin belirlenmesi, mevzuat değişikliklerine yönelik önerilerin geliştirilmesi ve ortak savunuculuk mesajlarının oluşturulması amacıyla yürütüldü. Medya kuruluşları için gönüllü ilkeler ve sorumlu içerik üretimini destekleyebilecek yaklaşımlar da değerlendirme başlıkları arasında yer aldı.

Değer Hareketi hakkında

Değer Hareketi, Türkiye’de tütün kontrolünü güçlendirmek ve halk sağlığını tütün endüstrisinin ticari çıkarlarından korumak için çalışan bir sivil toplum hareketidir. Araştırma, stratejik iletişim, savunuculuk ve paydaş katılımını bir araya getirerek tütün ve nikotin ürünlerinin sağlık, toplum, ekonomi ve çevre üzerindeki etkilerini görünür kılmayı amaçlar. Farklı alanlardan paydaşların bilgi ve deneyimlerini ortak öncelikler etrafında buluşturarak kanıta dayalı politikaların geliştirilmesini ve etkili biçimde uygulanmasını destekler.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Related Posts

    İşgücü İstatistikleri, Eylül 2026

      Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,4 seviyesinde gerçekleşti Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre 198 bin kişi artarak 2 milyon 967 bin kişi oldu.

    “COP31’e Doğru Yatırım Zirvesi”nde Türkiye’nin uluslararası yeşil yatırımları çekme potansiyeli ve bu alandaki yol haritası ele alındı.

    YASED Uluslararası Yatırımcılar Derneği, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi iş birliğiyle, Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde, “COP31’e Doğru Yatırım Zirvesi: Uluslararası Yeşil Yatırımları Harekete Geçirmek” başlıklı zirveyi gerçekleştirdi.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir