Nilüfer Belediyesi’nin 12 Haziran’da izlenime açtığı “Bedri Rahmi Eyüboğlu Yaşıyor” sergisi, usta sanatçının yaşamı ve sanatının ele alındığı söyleşiyle sona erdi. Söyleşide konuşan öğrencisi ve son asistanı Prof. Dr. Aydın Ayan, Eyüboğlu’nun üretim tutkusunu ve sanat anlayışını anlattı.
Nilüfer Belediyesi’nin Türk resim ve şiir sanatının usta ismi Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun sanatını Bursalılarla buluşturmak amacıyla Nilüfer Belediyesi Edebiyat Galerisi ve Nâzım Hikmet Kültürevi’nde eş zamanlı olarak açtığı sergi, kapanış etkinliğiyle tamamlandı. Sanatçının resimleri, şiirleri ve arşiv belgelerinden oluşan serginin son etkinliği, Edebiyat Galerisi’ndeki turun ardından Nâzım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen “Bedri Rahmi Eyüboğlu Yaşamı ve Sanatı” söyleşisi oldu.
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meryem Uzunoğlu’nun moderatörlüğünü üstlendiği söyleşiye, serginin küratörü ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın Ayan konuşmacı olarak katıldı.
Açılışta konuşan Doç. Dr. Meryem Uzunoğlu, Eyüboğlu’nun erken dönem Cumhuriyet sanatının en önemli isimlerinden biri olduğunu belirterek, “Onun resmini şiirden, şiirini halk kültüründen, hocalığını da sanat üretiminden ayırmak mümkün değil. Batı sanatının plastik değerleriyle Anadolu halk sanatları arasında hiyerarşisiz bir bağ kurdu. Kilime, çiniye, yazmaya ve halk türkülerine duyduğu hayranlıkla sanat ile zanaat, atölye ile hayat arasındaki sınırları geçirgen hale getirdi” dedi. Uzunoğlu, sergiye ev sahipliği yapan Nilüfer Belediyesi’ne de teşekkür etti.
64 YILLIK YAŞAMA 64 ESERLİK SEÇKİ
Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun öğrencisi, son asistanı ve sergiyle paralel hazırlanan “Sanata Adanmış Bir Yaşam” kitabının yazarı Prof. Dr. Aydın Ayan da Nilüfer Belediyesi’nin kamusal sanata verdiği desteğin önemine değindi. Serginin hazırlık sürecindeki ilginç bir rastlantıyı paylaşan Ayan, ilk etapta seçilen 70 civarındaki eserin elemeler sonucunda 64’e indiğini fark ettiklerini belirterek, “Bedri Rahmi 64 yaşında yaşama veda etti, yaşamı boyunca 64 günce tuttu ve bu sergide de tesadüfen 64 yapıtı bir araya geldi” diye konuştu.
“BOZMA CESARETİ OLMAYAN İLERİYE GİDEMEZ”
Hocasının Trabzon Lisesi’nden Güzel Sanatlar Akademisi’ne ve Paris’e uzanan sanat yolculuğunu anlatan Ayan, Eyüboğlu’nun çalışma disiplinine dikkat çekti. Usta sanatçının öğrencilerine “Uykunuzda da sanatı düşünürseniz bu iş olur” öğüdünü verdiğini aktaran Ayan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çok coşkulu ve sürekli üreten bir insandı. Bize sık sık ‘Bir resim ya bir çırpıda yapılır ya bin defada’ derdi. Resmi bozarak yeni kurma cesareti vardı. Eşi Eren Hanım bazen iyi bir resim çıktığında dokunmamasını söylerdi ama o heyecanıyla duramaz, sabaha kadar çalışıp resmi bozardı. ‘Bozma cesaretini gösteremeyen kişi bir adım öteye gidemez’ anlayışıyla hareket ederdi. Anadolu yurt gezilerinden sonra yazmacılığa, duvar panolarına ve mozaiğe yöneldi. Güzel ile faydalıyı birleştirerek sanatı halkla paylaşmak istedi. 1960’larda ise soyut resme ve kum, taş, cam gibi farklı malzemelere yöneldi; ancak etkilendiği tüm farklı tarzları kendi üslubunda yorumlamayı başardı.”
Eyüboğlu’nun hastalığının en ağır döneminde bile üretmekten kopmadığını dile getiren Ayan, sanatçının ilk ameliyatının ardından yatağından zorlukla kalkarak yerde bağdaş kurup son eseri olan “Mor Han”ı tamamladığını anlattı.
Söyleşi, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve konuşmacılara günün anısına hediye takdim edilmesiyle sona erdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı




